Ceza Hukuku

Yağma Suçu ve Cezası (TCK 148-149)

Yağma suçu

Yağma Suçu Nedir?

Yağma suçu, başkasına ait bir malı cebir ve tehdit kullanarak zorla alma eylemine yağma suçu denir. Yağma suçu malvarlığına karşı işlenen suçlar arasında en ağır ve en tehlikeli olanı olarak kabul edilir. Çünkü diğer malvarlığına karşı işlenen suçlarda, kişinin elinden gizlice (hırsızlık), hile kullanılarak (dolandırıcılık) veya duyulan güveni ihlal ederek (güveni kötüye kullanma) alınırken, yağma suçunda zorla alınmaktadır.

Bu suç tipinde fail başkasına ait bir malı almak için cebir ve tehdit kullanmaktadır. Bu şekilde bir eylem malvarlığının yanında kişinin irade özgürlüğü ve beden bütünlüğüne zarar vermektedir.

Yağma suçu, kanunda bağımsız suç olarak düzenlenen cebir (m.108), tehdit (m.106) ve hırsızlık (m.141) suçlarının bir araya gelmesi ile oluşmuş, bileşik bir suçtur.

Yağma Suçunun Madde Metni

Yağma suçu 5271 sayılı TCK madde 148, 149 ve 150 de düzenlenmiştir. TCK madde 148 yağma suçunun temel halini düzenlerken madde 149 cezayı arttırıcı nitelikli halini ve madde 150 ise cezayı azaltıcı nitelikli halini düzenlemektedir.

5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 148 Yağma

(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı ceza verilir.

(3) Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi de, yağma suçunda cebir sayılır.

MADDE 149

(1) Yağma suçunun;

  1. a) Silahla,
  2. b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,
  3. c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
  4. d) (Değişik : 6545 – 18.6.2014 / m.64) Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde,
  5. e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
  6. f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
  7. g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla,
  8. h) Gece vaktinde,

İşlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) Yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 150

(1) Kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

(2) Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.

Yağma Suçunun Şartları

TCK madde 148′ e göre yağma suçunun şartları şu şekildedir;

  • Başkasına ait bir malın alınması
  • Cebir veya tehdit eyleminin gerçekleştirilmesi

Yağma (Gasp) suçu ve hırsızlık suçunun ortak unsuru başkasına ait bir malın alınmasıdır. Başkasının malı mülkiyetinde olmasına gerek yoktur. Her iki suç içinde malın zilyedinde bulunması yeterlidir. Doktrin görüşünde ve uygulamada başkasına ait malın taşınır mal olması kabul edilmektedir.

 

Cebir ve tehdit, irade özgürlüğünü etkileyen, en bilinen zorlama araçlarını oluşturmaktadır. Her ikisi de kişinin iradi karar verme ve hareket etme özgürlüğü üzerinde zorlayıcı bir etki meydana getirmektedir.

Yağma (Gasp) suçunda mağdurun zilyedinde olunan mal cebir ve tehdit kullanılarak alınırken, hırsızlık suçunda mağdurun rızası dışında cebir ve tehdit kullanmadan alınmaktadır. Madde lafzından da anlaşılacağı üzere mağdur kendisinin veya başkasının hayatı, vücut veya cinsel dokunulmazlığına karşı saldırı yapılacağı yönünde tehdit edilebileceği gibi malvarlığı yönünden büyük bir zarara uğratılacağı yönünden de tehdit edilebilir.

Yağma Suçunun Unsurları

1)Tipikliğin Maddi Unsurları

  • Fail
  • Mağdur
  • Suçun Konusu
  • Fiil
  • Cebir ve Tehdit
  • Malın Alınması

2)Tipikliğin Manevi Unsurları

3)Suçun Hukuka Aykırılık Unsuru

1)Tipikliğin Maddi Unsurları

     a) Fail

Yağma suçunun faili herkes olabilir. Suçun kanuni tanımında fail bakımından herhangi bir özellik söylemediğinde özgü suçlar arasında sayılmamıştır.

     b) Mağdur

Bu suçun mağduru, tehdit edilerek veya cebir kullanılarak bir malı teslime veya o malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılınan kişidir. Bu sebeple mağdur herkes olabilir. Ancak kendisine karşı yapılan cebir ve tehdit eylemini algılayabilecek durumda olmalıdır. Örneğin kişi ölmüş yada akıl hastası olması durumda kendisine yapılan eylemi anlamadığından tehdidin suçun oluşumda araç fonksiyonu gördüğünü söylemek mümkün değildir. Bu durumda fiil yağma değil, hırsızlık olarak değerlendirilecektir.

     c) Suçun Konusu

5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yağma suçunu düzenleyen madde metninde her ne kadar suçun konusu sadece “mal” olarak ifade edilmiş olsa da 148. Maddenin gerekçesinde suça konu malın taşınır olması gerektiği belirtilmiştir. Suça konu mal taşınmaz olduğu durumlarda yağma suçu oluşmaz, cebir, tehdit ve hakkı olmayan yere tecavüz suçları oluşturur.

Örneğin bir kimseyi tehdit ederek taşınmaz malını sattırıp, parasını alan fail yağma suçunu işlemiş sayılır. Çünkü bu olayda suça konu mal satılan taşınmaz mal olmayıp, satma neticesinde elde edilen paradır.

Yağma suçunun konusunu oluşturan mal taşınır mal, failden başkasına ait olmalıdır. Bir kimsenin, mülkiyeti kendisine ait olan malı başkasından zorla alması bu suçu oluşturmaz. Ancak malın mülkiyeti alıcıya geçtiği halde, alıcının bu maldan doğan borcunu ödememesi nedeniyle failin sattığı malı zorla geri alması halinde, fiil yağma suçunu oluşturur. Zira bu durumda suçun konusunu oluşturan mal faile değil, mağdura aittir. Nitekim kanunumuzun 150. Maddesinin 1. Fıkrasında kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla yağma suçunu işlemesi, daha az cezayı gerektiren bir hal olarak kabul edilmiştir.

     d) Fiil

Yağma suçunun fiili unsurunu “cebir veya tehdit, bir malın teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak” oluşturmaktadır. Başkasına ait bir malın cebir veya tehdit kullanılarak alınması halinde, yağma suçunun tipikliği gerçekleşmiş olur. Yağma suçu esasen cebir veya tehditle işlenen hırsızlıktır.

Bununla birlikte yağma suçu seçimli hareketli bir suçtur. Kanun lafzında belirtilen cebir ve tehdit eylemlerinden en az birinin gerçekleşmesi gerekir. Kanunumuzda cebir ve tehdit ayrı bir suç olarak düzenlenmesine rağmen yağma suçunda ayrı bir suç olarak değilde yağma eyleminin gerçekleşmesi için araç fonksiyonu konumundadır.

Çok hareketli bir suç olan yağma suçunun gerçekleşmesi için sadece cebir veya tehdit eylemlerinden birinin kullanılması yeterli değildir. Bunun yanında yağma suçuna konu olan malında alınması gerekmektedir.

Yağma suçunda belirtilen “alma” eylemi eşya üzerinde başkasının tek başına veya birlikte sahip olduğu zilyetliğe son verilmesi ve yeni bir zilyetliğin kurulması anlamına gelmektedir. Sonuç olarak bir malın alınmasından bahsetmek için alınacak malın başkasının fiili hakimiyetinde bulunması, ikinci olarak başkasının fiili hakimiyetinde bulunan malın cebir veya tehdit ile ortadan kaldırılması ve son olarak da bu mal üzerinde yeni bir fiili hakimiyet kurulması gerekmektedir.

5237 sayılı TCK 148. Maddesinin gerekçesinde de anlaşılacağı üzere mal alındıktan sonra yani hırsızlık suçu tamamlandıktan sonra, bunu geri almak isteyen kişiye karşı cebir ve tehdit eyleminin gerçekleştirilmesi halinde yağma suçu işlenmez, hısızlık suçu ile birlikte cebir veya tehdit suçu da işlenmiş olur. Gerçekleştirilen bu eylemleri gerçek içtimai hükümlerine göre değerlendirmek gerekir.

2) Tipikliğin Manevi Unsurları

Yağma suçu taksirle işlenebilen suçlar arasında sayılmayıp, kasten işlenen bir suçtur. Fail mağdurun veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına veya malvarlığına yönelik bir kötülükle tehdit ederek veya cebir kullanarak onu bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya zorladığını bilmelidir. Bir başka deyişle kast, heme almayı, hem de icbar etmeyi kapsamalıdır. Yağma suçunun olası kastla da işlenmesi mümkündür.

3) Suçun Hukuka Aykırılık Unsuru

Cebir ve tehdit ile bir mal alındığı zaman, kural olarak, fiilin hukuka aykırılığı da gerçekleşmiş olur. Fiilin işlenmesini hukuka uygun hale getiren bir sebep (meşru savunma, hakkın kullanılması ve görevin ifası gibi) olayda bulunuyorsa, fiili hukuka aykırı olarak nitelendirmek mümkün değildir.

Hukuka uygunluk hallerinden biri olan meşru müdafaa yağma suçu bakımından sık kullanılan bir durum değildir. Zira bir kimsenin kendisine veya başkasına yönelik haksız bir saldırıyı uzaklaştırmak amacıyla, cebir veya tehditle saldırganın malını alması haline pek rastlanmaz. Örneğin kişi kendisine doğrultulan silahı saldırganın elinden zorla alırsa meşru müdafaadan bahsedilebilir.

Yağma suçu görevin ifası kapsamında işlenebilir. Örneğin bir kolluk görevlisi aradığı kişinin üzerinde bulunan silahı zorla alması görevin ifası kapsamında değerlendirilmelidir.

Zorunluluk hali ise hukuka uygun hallerden sayılmayıp, kusuru ortadan kaldıran bir sebeptir. Böyle bir durumda faile ceza verilemez. Örneğin yaralan kişileri hastaneye yetiştirmek için yoldan geçen bir aracı durdurup zorla araca el konulması durumunda kusurluluk durumu ortadan kalktığından yağma suçu gerçekleşmemiş olmaktadır.

Yağma Suçunun Cezası

Yağma suçunun temel cezası 5237 sayılı TCK 148. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre yağma suçunu işleyen kimseye karşı 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası verilmektedir. TCK 149. Maddesinde suçun nitelikli halleri belirtilmiş, maddeye göre bu suçun nitelikli halini işleyen kimse 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası verilecektir.

Ayrıca yağma suçununu  unsurlarından biri olan cebiri gerçekleşmesi sırasında, kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış halinin gerçekleşmesi durumunda TCK 87. Maddesi de ayrıca uygulanması gerekmektedir.

TCK 150. Maddesinde de yağma suçuna ilişkin ceza indirim nedenleri belirtilmiştir. Madde lafzına göre Kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.

TCK 149 da belirtilen cezayı arttıran nitelikli yağma durumları şu şekildedir;

  • Silahla işlenmesi halinde (bu silahlar tabanca, bıçak, sopa, makas vb. kesici ve vurucu aletler)
  • Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,
  • Birden fazla kişi tarafından birlikte,
  • (Değişik : 6545 – 18.6.2014 / m.64) Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde,
  • Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, (küçük çocuğa, yaşlıya, engelli ve akıl hastası olan kişilere karşı)
  • Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
  • Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla,
  • Gece vaktinde (güneş batmazdan 1 saat önce ve güneş doğduktan 1 saat sonraya kadar olan süre zarfı içinde)

İşlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Yağma Suçunun Özel Görünüş Biçimleri

1)Teşebbüs

Yağma suçu özel görünüş biçimlerinden biri olan teşebbüs ile işlenmesi mümkündür. Örneğin fail mağdura karşı cebir ve tehdit eylemini gerekleştirerek malını alırken polis siren sesini duyduktan sonra malı almadan kaçarsa yağma suçu teşebbüs aşamasında kalmıştır. Suçun tamamlanabilmesi için malı alması gerekmekteydi. Teşebbüs durumlarda TCK madde 35 göre ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

2)İştirak

Yağma suçunda iştirak bir özellik taşımamaktadır. Ancak yardım etme, azmettirme bu suç için mümkündür.

3)İçtima

Yağma suçu hırsızlık ve cebir veya tehdit suçunun bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suçtur. Fail yağma (gasp) suçunu oluşturan suçlardan dolayı ayrı olarak cezalandırılmaz. Fail sadece yağma suçundan dolayı cezalandırılır. Bu tür bileşik suçlarda içtimai hükümler uygulanmaz.

Yağma suçunda içtimai hükümlerin uygulanmama durumunun istisnası TCK 149/2 de belirtilmiştir. Bu hükme göre; “Yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.”

Ayrıca yağma suçunda zincirleme suç şeklinde işlenmesi kabul edilmemiştir. Failin aynı suç işlemek kastıyla aynı farklı zamanlarda kişiye karşı suç işlemesi halinde zincirleme suç hükümleri uygulanmaz gerçek içtima uygulanarak, faile her bir suçtan ayrı ayrı ceza verilir.

Yağma Suçunda Soruşturma ve Kovuşturma Aşaması

Türk Ceza Kanununda hangi suçların şikayet tabi, hangi suçların şikayete tabi olmadığı belirtilmiştir. Yağma suçu da şikayete tabi olmayan suçlar arasındadır. Müşteki şikayetinden vazgeçmiş olsa dahi kamu davası olarak soruşturma ve kovuşturma aşaması devam eder. Savcılık yağma eylemini bir şekilde öğrenir öğrenmez hemen soruşturma aşamasını başlatmalıdır. Yağma suçunda şikayet süresi olmamasına rağmen dava zamanaşımı 15 yıldır. 15 yıl içinde suç savcılığa bildirilmelidir.

Yağma Suçunda Zamanaşımı

Yağma suçunda şikayet süresi yoktur. Türk Ceza Kanununa göre yağma suçunu ve nitelikli hallerinin dava zamanaşımı 15 yıldır. Bu 15 yıl süre içerisinde suç hakkında soruşturma başlatılmaz ise dava sona erecektir.

Yağma Suçunda Etkin Pişmanlık Halinde Ceza İndirimi

Etkin pişmanlık suçu işleyen kişinin pişmanlık hissine kapılarak ortaya çıkan haksızlığı telafi etmek için gösterdiği çabadır.

Türk Ceza Kanununda hangi suçların etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabileceği açıkça gösterilmiştir. Yağma suçu da etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan suçlar arasında sayılmıştır. Failin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmesi için suçunu ikrar etmesi ve mağdurun uğradığı zararı gidermesi veya diğer faillerin isimlerini vermesi gerekmektedir.

Gasp suçunda fail suçu işledikten sonra soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanırsa verilecek ceza yarasına kadar indirilir. Eğer fail dava açıldıktan sonra yani kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanırsa verilecek ceza 1/3′ üne kadar indirilir.

Yağma Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Türk Ceza Kanununa göre kanunda açıkça belirtilen suçlarla birlikte üst sınırı 10 yıl ve üstü olan suçlar ağır ceza mahkemesinde görülür. Bu hallerin dışında kalan suçların görevli mahkemesi asliye ceza mahkemesidir. Yağma suçunun basit ve nitelikli hallerinin üst sınırı 10 yıl ve üstü olduğundan görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. Bununla birlikte failin suçu işlediği yer mahkemeleri yetkili mahkemeleridir. Bu nedenle yağma (gasp) suçunun işlendiği yerde bulunan ağır ceza mahkemesi yetkili ve görevli mahkeme olarak kabul edilir.

 

Yağma Suçu Yargıtay Kararları

Tek bir hareketle çekilen ve mağdurun direncinin kırılmayan eylemde yağma suçu oluşmaz

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2021/4900 E.  2021/20605 K. “Olay günü gündüz saat 13:40 sırasında sanık …’un müştekinin kolunda takılı bulunan çantasını çekerek aldığı, sanığın suça konu eşyayı tek bir hareketle çekip aldığı, müştekinin direnmesi sonucu çantanın sapının kopması üzerine sanığın çantayı alarak kaçtığı olayda, sanığın eyleminin mağdurun direncini kırmaya yönelik şiddet olmadığı dolayısıyla yağma suçundaki zor unsurunun gerçekleştiğinin kabulünün olanaklı olmadığı, bu hali ile eylemin 5237   sayılı TCK’nın 142/2-b maddesine uyan nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu..”

Yağma Suçunda Etkin Pişmanlık Hükümleri

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2021/15936 E.  2021/19460 K.  “Sanığın, olay günü müştekiye bıçakla saldırarak ceket ve cüzdanını aldığı, cüzdanın içinde 62 TL para ve nüfus cüzdanı olduğu, sanığın ertesi gün yakalandığında müştekiye ait ceketi rızaen iade ettiğinin anlaşılması karşısında; müştekiye kısmi iade nedeniyle ceza indirimine rızası olup olmadığı sorularak, rızasının bulunması halinde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulaması gerektiğinin gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiş..”

Alacağını Tahsil Amacıyla Yağmalama

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2021/19631 E. 2021/20414 K. “Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık …’un kokoreç tezgahını kullanmaması nedeniyle katılan …’nın, kendi kokoreç tezgahını, yanında çalışan sanık …’un tavsiyesi üzerine sanık … döndüğünde boşaltmak şartıyla sanık …’un kokoreç sattığı bölgeye taşıdığı, daha sonra sanık …’un, kendi tezgahını açacağını, yerini boşaltmasını istediği bu amaçla uzun süre gelip giderek talepte bulunduğu, her seferinde geçiştirildiği bunun yaklaşık 10-15 gün kadar devam ettiği, bundan sonra sanığın ya burdan gidin yada hava parası vermesini istemesi üzerine, katılanın boşaltmak istememesi nedeniyle aralarında husumet oluştuğu, olay günü sanıkların birlikte, katılanın kokoreç tezgahının bulunduğu yere gelerek tüfek göstermek suretiyle katılana hitaben, “sana burada ekmek yedirmeyiz, seni de arabanı da yakarız, bize 5.000 TL para vereceksin, benim arkamda 200 kişi adamım var bütün mahalleyi de toplar gelirim” şeklinde tehdit ettiklerinin anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminin, hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda düzenlenen yağma suçunda daha az cezayı gerektiren hal başlıklı 150/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, bozmayı gerektirmiş..”

Yağma Suçunda Malın Değer Azlığı Nedeniyle Ceza İndirimi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2021/22023 E. 2021/20658 K. “..mağdurun olay tarihinde saat 17.00 sularında arkadaşları olan tanıklar … ve … ile birlikte mahallede gezdikleri sırada suça sürüklenen çocuğun, katılandan para istediği, katılanın parasının olmadığını söylemesi üzerine, suça sürüklenen çocuğun katılana bıçak doğrultarak 113 TL değerindeki kol saatini zorla aldığı olayda, suç tarihi olan 18.09.2017 itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğa verilen cezada değer azlığı indiriminin yapılması gerekir. Açıklanan nedenlerle; 5237 sayılı TCK’nın 150/2. maddesiyle suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması hususunun gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiş..”

Yağma Suçunda Ceza Avukatının Önemi

Yağma suçu ağır ceza mahkemelerinde görülen uzun süreli hapis cezasına hükmedilen suçlardan biridir. Bu nedenle infazı ağır  ve İnsan hakları sözleşmesi ve Anayasamızca tanınan en temel haklarımızdan biri olan kişinin hürriyeti ve güvenliği hakları ihlal eden suçlardan biri olması nedeniyle  sanık açısında işin takibi etkili bir şekilde olmalıdır. Ayrıca mağdur açısından kendisine karşı işlenen suçun cezasız kalmaması için ciddi hukuk bilgisi olan , mevzuatı ve yerleşik yargıtay içtihatlarını iyi bilen ceza avukatı ile çalışmakta yarar vardır.

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir